3 Ekim 2019 Perşembe

Den Bosch'da bir cumartesi

Doktoranin ucuncu yilinda hafta iclerim genelde "bina 11 de kapaniyor, yanlislikla ustunuze kitlemeyelim, cikin gidin evinize" anonsunu duyarak ya da havuzda bir takim hareketler ogrenip bunu kafamin icindeki minik cucelerle kutladigim silent disco partilerle geciyor. Fakat bazi random haftasonlari hafta icinin butun monotonlugunu silip supurecek suprizli olabiliyor. Gectigimiz cumartesi iste oyle haftasonunun bir parcasiydi.

Arkadasimla bulustuk, planimiz Amsterdamda muze gezmek, cunku Stedeilijk'e 'Colorful Japan' sergisi gelmis ve boyle bir sergiye gitmeyecektik de ne yapacaktik! Cantamizda bir kilo mandalina, Amsterdam trenini bekliyoruz. Fakat ns.nl yine yamuk yapiyor. Arka arkaya trenler iptal. Hemen sonra ogreniyoruz ki yine birileri vucudunu raylara firlatmaya karar vermis, ve saniyorum gider ayar herkese son bir el hareketi cekmek istedigi icin bu firlatma saatini cumartesi ogleden sonrasina ayarlamis.

Eindhoven'in jeopolitik konumu sayesinde biz de rotayi hemen Den Bosch'a kiriyoruz. Pek bi planimiz yok. Yemek yiyip biseyler icip sehirde dolasiyoruz. Oylesine yururken uzaklarda, warehouse gibi bi yerde bir takim kutlamalar fark ediyoruz ve iceri daliyoruz; gordugumuz hareketlilik, bu sinema salonu + exhibition center karmasi fuzyon mekanin 15. yil kutlamasiymis. Iceri daliyoruz. Ya da hic tanimadigim birinin ruyasina giriyoruz mu demeliyim?

Iceri girer girmez koridorda bizi kaykaylara yuzustu yatmis ve elleriyle kendilerini ittirerek serbest halde gezen bir takim horizontal insanlar karsiliyor. Ilginc bir goruntu. Ilerlemeye devam ediyoruz, arkalardan gelen muzige dogru gidiyoruz. Ogreniyoruz ki burda dans marathonu var, insanlar queen/king of the night unvani icin gece 12 ye kadar dans ediyor. -Biz gittigimizde saat 7 civarlarinda- Arkadasima bakiyorum, o bana bakiyor, ben yerde horizontal giden cocuga bakiyorum, cocuk donuk bakislariyla sadece ileri bakiyor, ve maratona katilmaya karar veriyoruz.


iste hikayede gecen -kaykaylara yuzustu yatmis ve elleriyle kendilerini ittirerek serbest halde gezel horizontal insanlara bir ornek-


Numaralarimizi alip ustumuze astiktan sonra dans etmeye basliyoruz. Buyuk bir alan degil, maratona katilan 30 kisi filan var bu asamada. Ve bu dans pistinin tam ortasinda da akulu arabasiyla dans etmeye gelmis yasli bir ablamiz. Neyse. Dansimiza devam ediyoruz. Bir ara telefonuma bakmak icin duruyorum, yanimda bir tane juri beliriyor; elinde bir takim dosyalar, kagitlar, notlar "Move, move, keep dancing" diye beni uyarmaya gelmis. AMANTANRIM. Panik halinde dansima geri donuyorum.  Ayni juri yine etrafimizda; guzel dans figurlerini, yakaya asmak icin verdigi yapistirmali rozetiyle odullendiriyor. Arkadas 3 rozet alirken ben gecenin ilerleyen saatlerinde bir rozet anca aliyorum.

Saatler geciyor, dj ler degisiyor, muzikler hareketleiyor, kafalar guzellesiyor, horizontal bireyler yerde suzulmeye devam ediyor, arada tutu giymis gobekli dayilar beliriyor. Bir kac saat sonra kemik kitle 15 kisi kaliyoruz. Artik bir tur kalt gibi birseyiz. Extacy dancing egitmeni bir kadin arada dansiyla sovlar yapiyor. Ozellikle bu event icin gelenler arada tshirtlerini degistiriyorlar. Bir ara buyuk bir U ciziyoruz ve herkes sirayla ortaya gecip figurlerini sergiliyor. Enerji duser gibi olunca juriler ellerinde birer salkim uzumle gelip bir kus gibi bizi besliyorlar. Extacy dancing egitmeni kadin elinde bir siseyle yanimiza gelip "nane yagi ister misiniz?" diye soruyor. Frontal lobe umu coktan saldigim icin ustunde hic dusunmuyorum bile. Yes diyorum, isterim. Kadin alnima mentollu nane yagi suruyor. MEGER BU VIKS GIBI BISEYMIS. Gece boyunca alnim naneli sakiz cigniyor. Dj booth un hemen yaninda bir de masaj sedyesi var; masor dans ederek masaj yapiyor, masaj icin yatanlarin ayaklari hala oynamaya devam ediyor. Adeta Faithless in why go klibinin icindeyim.

Saat gece yarisina yaklasiyor. Son sigara molalari veriliyor, uzum salkimi bir tur daha uzerimizden geciyor. Aldigi alti adet rozeti alnina yapistirmis bir sekilde butun gece bir an durmadan dans eden kiz, queen of the night oluyor. Alkisliyoruz. Dans etmekten bitap dusmus bir halde istasyona yuruyup tebessum sehrimize geri donuyoruz.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder