21 Ekim 2019 Pazartesi

kesin tasinilacak olan bir eve yatirim yapmak ve bu yatirimin anksiyetesi uzerine

master sonrasinda ilk defa tek basina yasayacak olmamla beraber gaza gelip unfurnished eve ciktim ve evime istemedigim tek bir parca esya sokmadan yerlesebildim. simdi bu ev ile olan birlikteligimin 3. yilina girdim. bu birliktelik beraberinde her iliskide oldugu gibi bu iliskide de birtakim aliskanliklari getirdi. bekledigimden daha fazla benimsedigim canim evim (ya da canim odam) gun gectikce kumulatif olarak biriken kitaplarla, yagmurdan korunmak amacli aldigim su geciren yagmurluklar ve bunun uzerine satin aldigim yagmur gecirmeyen yagmurluklarla dolmaya; kimi zaman elcin ile girdigimiz bir milyoncularda ya da cocuk oyuncakcilarinda buldugumuz hikayesi olan veya evde guzel bir enstelasyon yapmami saglayacak ufak tefek porselenler, kimi zaman da hortsik gibi boyumda olan hasir zurafalar derken geceleri yatmadan once yanaklarindan operek gozlerinin icine bakip iyi geceler dedigim yiginla esyam olmaya basladi.

acaba son yillarda kendi kendimin bilincini cozup daha iyi bir iknator haline mi gelmistim?
kendim, kendime ihtiyacim olmayan seyleri ihtiyacmis gibi pazarlarken mi buluyorum? 
bu pazarlama tekniginde bu kadar iyiysem baska is alanlarina girmeyi mi dusunmeliyim? 

gonul bagi ile baglandigim bu mal varliklari beni mutlu ededursun, bazi aksamlar bu esyalari nasil tasiyacagimi dusundugumde uykularim kaciyor ve kendimi uzerinde yattigim yatagi mental olarak deconstruct edip tekrar birlestirirken buluyorum. bir vida artiyor. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder