Bugun Kruisstraat'ta bayraklar yariya indi.
Eindhoven, gri bir gokyuzuyle durumu kabullendi.
Ust kattaki Polonyali komsularim bile muzigin sesini kisti.
Tam 6 yil once Amsterdama geldigim ilk hafta aldigim kahve makinem ile bugun vedalastik.
Diger kahve makinelerinin yaninda minicik kalmis bir makineydi. Hemencecik almistim, camping size oldugu icin o kadar minik oldugunu sonradan ogrenmistim.
Bu gecen koca 6 yil icinde bebeyim hep yanimdaydi.
"How do you say cheers in Turkish?" sorularina cevap verdigim les Green Tower partilerinin sonrasindaki hangover kahvaltilarimda,
Ayni partiler yuzunden masterdaki bursumu kaybettigimde, ve o yaz aslanlar gibi calisip bursu geri aldigimda,
Sabahin korunde Albert Hejin'e raf dizmeye gittigim gunlerde,
Asiri dindar Alman oda arkadasimin incilden alintilalarla dolu ekmek kesme tahtasinda kestigi ekmekleri kizartirken,
Kalkisma girisimini twitterda takip ettigimiz gece,
Osdorp'daki odama tasindigimda, surekli ayaklariyla oynayan Arjantinli sef oda arkadasimin yaptigi yemekleri yememek icin binbir bahaneler icinde cirpinirken,
New West'e tasindigimda while label in mudavimi olup bebeyime gereken ilgiyi gostermedigim zamanlarda,
Sut kokan ve ingilizce bilmeyen Pakistanli kamyoncuyla beraber esyalarimi Eindhoven'a tasidigimizda ve 10 yil sonra ilk defa yalniz yasadigim gunun sabahimda,
| su hayatta giden kahve makinesinin ardindan helva kavurmak da varmis. |
Ve daha nice sabahlarda hep benimle olan kahve makinem bugun bozuldu. Bir anda atmaya elim gitmedi, ben de dolaba kaldirdim.
Arkasindan da un helvasi kavurdum. Su an bu postu kahve makinemin helvasini yiyerek yaziyorum.
*ayni gun gittim mediamarkt'tan baska kahve makinesi aldim. ama gokhan kirdar'in da dedigi gibi: YERINE SEVEEMEEEM!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder