18 Ağustos 2019 Pazar

Fantastik 1 Cumartesi - Part 1

Aylar suren sessizlikten sonra tekrar tebessum sehrimizdeyim. Bu gecen zamanda blogluk elbette ki fazlaca ani birikti; ozellikle Limassol anektodlari ve cagla ve zurafasi uzun baska bir haftasonunun urunu olmak icin siraya girmis bekliyor. Fakat oyle fantastik bir cumartesi yasandi ki, detaylar hafizalardan silinmeden yaziya dokulmesi gerekiyordu.

Caglanin post-holidayi ve benim pre-holidayim arasinda sadece bir haftasonu vardi, bulusulmasi elzemdi ve biz bu hafta sonu icin planlar yapiyorduk. Bu arada ayni hafta isteyken bir mail geldi; Hollandada yasayan bir grup Turk PhD kendileri gibi Hollandada yasayan diger Turk PhDlerle iletisime gecip -siz bir sini kemi kere bozala bos basli pis porsuk musunuz?- demis. Hayir hayir, bir gathering planliyorlarmis ve bizi haftasonu Rotterdam a cagirmislar. Karsilikli "Sen gelirsen gelirim"li pazarligimizdan sonra Caglayla bu inci tanesi cumartesimizi Rotterdamda once vizyonlu ve acai bowllu bir kahvalti, ardindan da -maksat yeni insanlarla tanismak, muhabbet, goygoy- motiviyle gathering olarak planlamistik. 

Butun hafta cumartesi kahvaltimizin hayaliyle gun saydim. Cumartesi sabahi erkenden kalkip istasyona gitmek icin bisikletime dogru gittim... Ve evet. Bu uc noktanin anlamini saniyorum hepimiz dogru tahmin ettik. Bisikletim park ettigim yerde yoktu. Lanet olasica bok kafali hirsizlar yine bisikletimi calmisti. Kanepe konforundaki bisikletim yine kim bilir hangi insanlarin ardini gezdiriyordu. 

Ustunde cok durmamaya calisarak yuruyerek istasyona gittim. Olsundu, Caglayla guzel bir kahvalti bu kotu baslangici kompanse ederdi.  Yurudugum icin planladigim trenimi kacirdim ve bir sonrakine binebildim. Kulagimda kulaklik, modern sabahlar dinleyerek gidiyorum. Tilburga geldigimizde trende bir hareketlilik. Neredeyse vagonun tamami bosaldi. Ben ise -Cumartesi sabahi bu kadar insani Tilburg'a getirecek ne vardi?- diye dusunup trenin tekrar hareket etmesini bekliyorum. Tren hareket ediyor. Fakat ters yone... Bilin bakalim bu uc nokta ne icin? Evet, tren Eindhoven'a geri donuyor; kendimi Eindhoven'dan Eindhoven'a giden trende buluyorum. Tipki birkac yil once Maastricht'ten Maastricht'e giden trende buldugum gibi! -Gordugunuz gibi yillar geciyor ama benim Hollanda hayatim dev rutinlerle devam ediyor.- Geri Eindhoven'a donup baska bir trene biniyorum, trenlerde sorun oldugu icin iki kere aktarma yapmam gerekiyor, ve planlanan bulusma zamanindan saatler sonra Rotterdam'a variyorum. Gun sayarak bekledigimiz kahvalti yalan oluyor, Caglayla bulusup direk Turkish PhD eventine dogru gidiyoruz. Devami birazdan. (DEV CLIFFHANGER) 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder