18 Ağustos 2019 Pazar

Fantastik 1 Cumartesi - Part 2

Canim Caglayla sonunda kavusup bulusmanin planlandigi adrese dogru yuruyoruz. Gathering e katilacak insanlar hakkinda en ufak fikrimiz yok. Acaba bizi nasil bir event bekliyor? Bilkentteki aksam 5.30 dersinden sonra duzenlenen B binasi giris kat amfilerindeki ogrenci klubu toplantisi gibi bir ortam mi? Ya insanlarin elden ele maklube dondugu bir ortamsa? Kendimizi herseye hazirliyoruz ve her ihtimale karsi bir safe word belirliyoruz. APRICOT. (New Girl sevenler wink wink). Ortamdan ayrilma vaktimiz geldigini ilk dusunen apricot u cumle icinde kullanacak ve yavasca ordan ayrilacagiz.

Bulusacagimiz adrese geldigimizde kendimizi bir anda hastanede buluyoruz. Yeni insanlarla tanisip goygoy  muhabbet edecegimizi dusunerek geldigimiz yerde yanimizdan tekerlekli sandalyede, kolunda serum takili hastalar geciyor. Etrafimiz beyaz onluklulerle ve sedyede yatan yaslilarla  sariliyor. ALLAAALLAAA nidalariyla bulusulacak odayi ariyoruz.  Eventi duzenleyenlerden biri bizi kapida karsiliyor. Bir takim koridorlardan geciliyor. Bir takim kapilari acmak icin kartlar okutuluyor, hangi kata cikman gerektigini daha binmeden karar vermeni bekleyen bir takim aceleci asansorlere biniliyor. Ve voila! Bulusmaya variyoruz. Biz odaya girdigimiz sirada herkes Dutch konusuyor, ortama Turkcemizle dahil oluyoruz.

Toplamda 6 kisi var, cogunluk benim de magdur oldugum trenyolundaki ayni construction sebebiyle gec kalmis. Biz gruba nasil yon verebilecegimize dair brainstorminge basladigimiz sirada odaya ogle yemegi icin hazirlanmis yemekler geliyor. Masada once bir tabak klasik dutch sandvici goruyoruz. Nothing unusual. Fakat hemen sonrasinda bu sandviclere bir tencere sarma eslik ediyor!  Gruptan birisi oturmus ve bir tencere sarma sarmis arkadaslar. Cumartesi ogleden sonramizi gecirdigimiz Rotterdamdaki, hastanenin tam olarak nerede oldugunu kestiremedigimiz odasinda, bir tencere sarma, dev limonlu pasta, mandalina ve cilek tabaklari ile donatilmis yan masa manzaramiz esliginde brainstormingimize siradaki soruyla devam ediyoruz: bu gurubun ideal bulusma sikligi ne olmali?



Ceyrek altinlarimizi verdikten sonra -bize artik musade- deyip Caglayla toparlaniyoruz. Donus yolunda cikisi bulacagimizdan pek de emin olmayarak bizi bu odaya getiren kizin instructionini dinliyoruz: -Koridordaki kapinin dugmesine basin. Cagla bu instruction i bir hayat mottosu olarak sahipleniyor ve koridordaki birkac kapinin her dugmesine sirayla basmaya basliyor. Birkac deneme sonra aceleci asansore ulasiyoruz. Fakat inecegimiz kati tam kestiremiyoruz. Ilk denememizde kendimizi hastanenin acil servisinde buluyoruz. 
 Figure 1. Bir cumartesi ogleni kendilerini Erasmus MC acil servisinde bulan Tebessum Sehri Uilenstede vatandaslari



Iki denemeden sonra sonunda cikisa ulasiyoruz. Sabah yapilamayan planlari gerceklestirmek uzere  cilbir ile acai bowlun  ayni menude oldugu bir cafeye gidiyoruz. Sonrasinda icinde bagzi tavuklarin ve lilalarin gectigi minik bir alisveris turu. Ve kapanis. 








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder