23 Ağustos 2019 Cuma

Para ustu olarak sakiz yerine topkek alabilir miyim? Olur ama ustune bir 30 kurus daha vermen lazim. Tamam ama bende en kucuk 50 kurus var. Al bu topkek ve iki sakizi, gel bu kisir donguye bir son verelim.

Amsterdam - Izmir ucagindayim. Oradan da havaalanindan cikmadan, direk ic hatlardan Ankara'ya gecicem. Peki o halde neden direk Amsterdam - Ankara ucagina binmedim? Babam boyle pasta yapmayi nereden ogrendi?

Koltuk numaram 17E, Bir baska degisle "I am the queen of the kolcaks". Bacaklarini aca aca oturmus full + full 2 stereotypical turkish men in arasindayim. Cam kenarindaki bey koltuga oturur oturmaz agzina bir sakiz atti, onu cigniyor. Tat kaciran bir durum. Cunku ben sakiz cigneyen insana tahammul edemiyorum. Tiyatrolarda, sinemalarda belali bir karakter yaratilmak istendiginde agzina neden hemen sakiz tikistiriliyor? Cunku sakiz cignemek karsidaki insani tahrik eder. "Gel ulen, hadi daha yumruk bile yapmayi beceremedigin ellerinle gom suratima bir tane de goreyim" manifestosudur sakiz cignemek. Kabul ediyorum, bu konuda ekstra bir hassasiyetim olabilir. Bu sebeple yanimda agzinda sakizla biri belirirse "Aaa unutmusum, benim bugun hali saham vardi simdi hatirladim, acil kalkmam lazim" der (modern sabahlar bknzi) ve usulca ortami terk ederim. Fakat yerden cokca feet yukseklikte bir ucagin icinde yanyanayiz ve benim elimden gelebilecek pek de bir sey yok.

Ucak kalkali yaklasik bir saat oldu. Cam kenari beyi, ki kendisi hikayenin kalan kisminda 17F olarak gececek, ayni sakizi cignemeye devam ediyor. Evde temizlik yapan anne sakizi (i.e. falim) olsa bir saattir kaybolmamasini anlarim, ama o minik sakizin coktan sekerinin bitip hacminin kucule kucule yok olmasi ve bir noktada yanlislikla yutulmasi gerekiyordu.

5.05 pm: Yolculuk devam ediyor... Central viewim kitabimi okumakla mesgulken peripheral viewim 17F yi kesiyor.

5.35: Koridordaki yemek arabasi bize dogru yaklasiyor.
Bunu goren 17F'de bir hareketlilik basliyor. 17F heyecanlaniyor. Ucaga bindiginden beri sabirsizlikla bekledigi o ana hazirlaniyor. Ondeki koltugun arkasindaki tepsiyi aciyor.
Sonra AGZINDAKI SAKIZI TOP YAPIP YUZEL ALANINI IYICE KUCULTTUKTEN SONRA TEPSIYE YAPISTIRIYOR.

Hic tanimadigim birinin sakiz cignemesine maruz kaldigim yetmiyormus gibi bir anda hic tanmadigim birinin agzindan cikan ustu tukuruklu sakizina maruz kaliyorum.

Sakizin tepsideki pozisyonu dikkatlice secilmis, zira tepsinin en kiyisinda, dustu dusecek bir yerde duruyor. Yemekten sonra tekrar agzina tikistiracak herhalde, diye dusunuyorum.

Yemegini yerken muzigi eslik ediyor 17F'ye, sarkinin ritmine baya bir kaptiriyor kendini. Peripheral viewimden fist pumplara sahit oluyorum. (Ah evolutionary sebeplerle asiri gelismis canim peripheral viewim, keske isteidigimde seni kapatabilecegim bir dugmen olsa). 17F'nin kendisini turkish rap in ilik sut sicakligindaki kollarina kaptirmis olabilecegini dusunuyorum, cunku bisikletle  90BPM dinlerken giderken ben de kendimi boyle bulabiliyorum. Sonra gozum telefonunun ekranina kayiyor. Spotifyda izmir marsi dinledigini goruyorum.

6.03 pm: 17F yemegini bitiriyor. Sandvic posetinin copunu hostese veriyor. Tepsinin ustundeki sakizi tam da tahmin ettigim gibi geri agzina atiyor.

Aradan yarim saat daha geciyor.
Tepsileri kapatip gunesliklerimizi aciyoruz ve koltuklarimizi dik konuma getiriyoruz.
Artik inis icin haziriz.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder