Size bir Elcin Hanci anisi anlatayim. Gecen haftasonu biricik arkadaslarimi gormeye Maastricht e gitmistim. Donmeden bir gece once Stranger Things in butun sezonunu izlemis ve paralel evren geyikleri yapmistik. Pazar günü Maastricht ten trene bindim. Yeni evime hic tren degistirmeden gidebiliyorum; dolayisiyla montumu cikardim, kulakliklarim kulagimda, kitabimi okuyorum. Trenin geri kalaniyla pek bi iletisimim yok.
Utrecht e yaklasmis olabilecegimizi dusunerek 2 saat sonraki durakta camdan disari baktim. O DA NE? MAASTRICHT TEYIM!! Inanilir gibi degildi arkadaslar, 2 saat trende gittim, hep ayni yonde gittigimize yemin edebilirim, fakat 2 saat sonra yine ayni yerdeydim. Aklima ilk gelen sey, hala dizinin etkisinde oldugum icin, Upside Down Maastricht e gelmis olabilecegimdi. Fakat etraf yeterince sümüklü degildi. NELER OLUYORDU? Sonradan insanlara sorarak ogrendim ki meger bi yerlerde construction varmis ve ben haric herkes o durakta inmis ve tren de geri Maastricht e gelmis. Yasli adam inerken bana birseyler soylemisti ama genelde o konusmalar small talk cumleleri oldugu icin anliyormus gibi yapip gulumsuyorum; yine oyle yapmistim. Aslinda adam beni uyariyormus, sonradan anladim.
Maastricht te biraz bekleyip yine ayni trene bindim ve construction hala devam ettigi icin milyonlarca aktarma yaparak evime varabildim. Fakat bu yolculugun benim icin esas highlight i Faruk un bana yolluk olarak verdigi ispanakli borekti, o olmasa adini bile duymadigim minik sehirlerde ac ve üsümüs olarak tren bekliyor olacaktim; neyse ki sadece üsümüs olarak bekledim.
p.s. Su an bu postu Geldermalsan da, ofiste christmas sarkilari dinleyerek yaziyorum. Her ne kadar buraya gelmek icin adeta gece yolculuk ediyor olsam da degiyor. Icimde baloncuklar ucusuyor. Eve gitmeme cok az kaldi. Cok huzurluyum; karsima cikmayin yoksa sizi pastanelik yaparim!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder