4 Eylül 2016 Pazar

bisiklet kazaları ve basurlu popo yastığına muhtaç olmak

Amsterdam denilince akıllara gelen ot ve red lighttan sıkça söz ediyoruz. Ama üçüncü çok önemli Amsterdam itemi olan bisiklet... İşte bunu bu blogda hep yok saydık, sayıyorduk. Bugüne kadar...



işte o korkunç yağmur korungaçlıkları
Amsterdam'a geldiğimden beri bisikletle ilgili çok harika hatıralar biriktirmedim. Birincisi zaten bisiklet bayıldığım bir ulaşım aracı değil, ikincisi de Amsterdam'da çok yağmur yağıyor ve hiç bir kuvvet bana alman arkadaşlarımın giydiği kıyafet üstüne yağmurluk kıyafeti korkunçluğunu giydiremez. Üçüncüsünü de yaklaşık beş gün kadar önce öğrenip listeme koydum: Kaotik kontrpedal bisiklet ve sürene estirdiği terör.


Bu durumda kontrpedal bisikletlere teröröröö diyebilir miyiz?
Belki de diyebiliriz.



Her neyse. Az sevdiğim bu ulaşım aracıyla şehir merkezine giderken zincirim attı. Ve arkadaşlar inanır mısınız.. KONTRPEDAL BİSİKLETTE ZİNCİR ATTIĞI ZAMAN DURAMIYORMUŞUZ :):)):):):) zar zor durup ziniciri taktıktan sonra arkadaşımla buluştum, kahve içtim. sonrasında ev yakınlarında bir başka buluşmaya gitmek üzere yola çıktım ve ekstra dikkatli bir şekilde bisikletimle geri dönüyordum fakat spatial algısı yitik ve de bitik bir insan olduğumdan istisnasız her dönüşümde kaybolduğum Amsterdam Zuid noktasında bir kez daha yolumu kaybettim. Her seferinde google maps bile açsam algılayamadığım bu dönüş yolu bana IQ'mu sorgulatıyor, yanımda başkaları varsa da IQ seviyemi gözlerimizle telepati kurarak hep beraber sorguluyoruz. Zaten yanımda kim varsa genelde yanında süzülüyor, adeta bir nöron bile kullanmadan hoşuma giden sokağa bazen giriyor ve yolu yarım saat kadar uzatıyorum. Neyse ki benimle uzun zaman geçiren herkes buna alıştı da artık kimse bir şey demiyor.

Bu sefer yolculuğumda yalnızdım ve dedim ki ev bu tarafta kalıyor buradan gideyim öyleyse. Meğer girdiğim yol bisiklet yolu değilmiş. Bunun paniğiyle yavaşlayıp kaldırıma çıkmak ve trafiği kaosa sokmadan durmak istedim fakat kaldırım sandığımdan yüksekmiş. Bisiklet tam durmadığı ama kaldırıma da çıkamadığı için "BU NE HIĞAMMINA" dercesine altımdan kaydı sonra tam kuyruk sokumuma LAAAAP diye çarptı. Etrafta kimse olmamasına rağmen bozuntuya vermeden popomun acısıyla google mapsle yol bulmaya çalışarak devam ettim ve mucizevi bir şekilde eve geldim. Sonra nasılsa geçer diye bir kaç gün bekledim. Ve inanır mısınız. Tam beş gün oldu.

Ama geçmedi.

Akademide de sürekli oturmak gerekiyor. Popomun acısı yaşam kalitemi o kadar çok düşürüyordu ki google'da oturak aramaya başladım ve artık google aramalarım içerisinde "diy coccyx injury butt cushion" var.



ısıtırken aynı zamanda rahat ettiren yeni popo düzeneğim (temsili değil)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder