olay 2015 sonbaharında vuku buluyor. tebessüm şehri uilenstede'mizde ilk zamanlarım. elimdeki bavullarla apartman önünde elçin'le karşılaşmamız sonrası elçin'in "cnm şimdi çok acelem var hiç öpmiim" diyerek bisikletine binip gittiği günün üzerinden çok zaman geçmemiş.. ben henüz master programının ve hollanda'nın çömezi olduğum için bu aceleye pek bir anlam veremiyor, hayırlısı diyor ve evi paylaştığım canım arkadaşlarım silverfishlerin yanına gidiyorum.
...
elçin ile birbirimizi daha iyi tanımak için bir akşam buluşma kararı alıyoruz. bira içme hevesi içinde bar arayan taze ve çaresiz uilenstede'liler bilir... amsterdam sınırından çıkıp da amstelveen sınırına girince barlar bir yokluk girdabında kaybolurlar. bu yokluk girdabında yalnızca bir paralel evrenin yansıması olabilecek olan anno1890 vardır. bu paralel evrende ancak ve ancak yaşı 58 üzeri olan beyaz saçlı insan formundaki dünyadışılar ve uzay boşluğunda kaybolup bu bara düşen uilenstede'liler bira içerler.
...
objektif olarak kısa olan ama bisikletle gidildiğinden bana yarım saat gibi gelen yolları aşıyor ve anno1890a varıyoruz. duyan gelmiş bir akşam, ancak bir masa buluyor ve oturuyoruz. yarım saat ya geçiyor ya geçmiyor ilk biralarımızı yarılamamışız, masamıza yakışıklı, uzun boyu bir daç beyi geliyor. bize yaklaşıp diyor ki, "merhaba rahatsız ediyorum ama ben bir okul kulübüne girmeye çalışıyorum, girebilmek için gerekli iddialardan birisi de bugünkü yemeğe "date" getirmekti, ancak benim ve bir arkadaşımızın date'leri bizi ekti, biz de kızsız kaldık.. içkilerinizi yemekleriniz ödeyeceğiz masamıza gelir misiniz? yalnızca bir fotoğraf çekip bu an'ı kanıtlamamız gerekiyor". ben elçin'e bakıyorum, elçin bana bakıyor. ben elçin'e bakıyorum. elçin çocuğa bakıyor, çocuk bana bakıyor, ben çocuğa bakıyorum, elçin bana bakıyor. napalım diye düşünürken tamam demiş bulunuyoruz. masalarına gidiyoruz, masa kalabalık. biralarımızı biraz yudumlayıp konuşmaya tam dahil olamadan fotoğraflarımızı çekiliyoruz. biralarımız bitince de oldu o zaman iyi akşamlar diye kalkıyoruz. çocuklar bize teşekkür ediyor. yok canım estağfurullah dedikten sonra bisikletlerimize binip tebesüüm şehri uilenstede'mize geri dönüyoruz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder