Merhabalar,
Sizlere rezalet dolu bir animdan bahsetmek icin geldim. Aslina bakarsaniz buraya yazmaya biraz tereddut ettim ama bu yasanmisligin bir sekilde arsivlenmesi gerekiyordu. So, here you go;
Okuldaki ofisim dogu cephesinde, masamin da konumuyla gunes dogarken tam olarak gozumun icine doguyor. Genelde hava bulutlu oldugu icin bu durum cok rahatsiz edici degil. Fakat gecen gun yine gozumun icine dogdugu bir gundu. Insanin aklina ilk secenek olarak perdeleri kapatmak geliyor tabi ama oyle olunca da yilda 10 gun gordugumuz gunesin herseyinden mahrum kaliyoruz. Dolayisiyla aklima gelen ikinci secenegi uyguladim ben de. Ofiste gunes gozlugu taktim. Boylelikle hem gunes hala icimi isitiyor hem de gozlerime ates etmiyordu.
Neyse, ben gunes gozlugu taktigimi unutmus bir halde makalelerimi okuyup guzel guzel phd liyorum. Bir yandan da portakal soydum onu yiyorum. En son iki dilimini birbirinden ayirmak zor oldugu icin de ikisini birden agzima ativerdim. Iste tam o sirada, cok yakin bir zamanda 20 lik disimi cektirdigimi hatirladim ve yaptigimin hatali bir hareket oldugunu farkettim. Portakallari agzimin icinde ogutmekte zorlaniyordum.Ve yine iste tam o anda kapisi acik ofisime supervisorum ugradi. Agzimda hareket ettiremedigim 2 dilim portakal, gozumde kocaman gunes gozlukleriyle hocama bakiyordum. Zor bir durumda oldugumu farkeden cok sevgili supervisorum -neyse daha sonra ugrayayim ben- deyip gitti. Keske bu an gizli bir kamerayla, ne bileyim bir goproyla filan kaydedilmis olsaydi.
Olum gibi birsey oldu ama kimse olmedi cocuklar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder