EXISTENTIAL QUESTIONS SUBSEQUENT TO UNFORTUNATE CHAIN OF EVENTS
ON A SPONTANEOUS NIGHT OUT IN AMSTERDAM
Gecenlerde yine dolu dolu bir cumartesi icin yavru vatan Amsterdamdaydim. Pre concert - post dinner biralari icin Cagla ile Zuid'imizin goz bebegi kasabin gozyaslari adli mekana yuruyorduk. Yurudugumuz yolun cok da tenha bir cadde olmadigini ve havanin da coktan kararmis oldugunu hikayenin basinda belirteyim zira (zira mi?) olaylarin devaminda hikayeyi judge ederken bu bilgileri kullanmaniz gerekecek.
Sirtimizda sirt cantalari, elimiz montumuzun cebinde, doktoranin bizden goturduklerini konustugumuz insanin omrune omur katan muhabbetimizle, siradan iki expat profili olarak yururken yolun karsisindan yasli bir adam gorus alanimiza giriyor. Once adamin ne yaptigini tam secemiyoruz. Bikac adim daha yaklasinca farkediyoruz, adamin arkasi bize donuk, ufak ve yalpalayan adimlarla geri geri gelmeye calisiyor. Biraz daha yaklasinca adamin elindeki sarap sisesini goruyoruz.
Adamin geri geri yurume hizina x diyelim. Bizim o siradaki yurume hizimiz da 1.5x olsun. Can havliyle icler dislar carpimi yaptiktan sonra ayni hizla gidersek adamin bizim ustumuze dusecegini hesaplayip BIR ANDA KOSMAYA BASLIYORUM. Beni goren Cagla da panik olmus bir sekilde kadinlar 100 metre yarisina katiliyor. Hizli bir depar atip 10 metre sonra durdugumuzda adamin yere dustugunu goruyoruz. Hayir hayir, daha da fenasi, DUYUYORUZ. Cevredeki yardim sever Dutchlar kosturarak yardima geliyor, adami yerden kaldiriyor. Uzaktan tum bu olup biteni izledikten sonra birbirimize bakiyoruz. AZ ONCE NELER YASANDI? ADAMI NEDEN TUTMADIK? NEDEN ILK TEPKIMIZ KACMAK OLDU? BIZ KOTU BIREYLER MIYIZ?
Kaldigimiz yerden yurumeye devam ederken ogrenilmis reflekslerimiz ve toplumsal degerlerimizi boca ettigimiz hararetli bir tartismaya giriyoruz. Yaptigimiz seyin fena birsey oldugu sonucuna kisa surede variyoruz. O sirada onumuzde yuruyen baska bir adam arkasina donuyor ve yeri gostererek "watch out" diyor. Yere bakiyoruz, bok var. Adam boka basmamizi istememis. Iki adim sonra ayni adam ayni sekilde arkasini donup, yeri gostererek ayni tonlamayla bir kez daha "watch out" diyor. Gosterdigi yere bakiyoruz, bir baska bok. Bu mayin tarlasi kaldirimda, tanimadigi insanlarin boka basmasini istemeyen adam, az once sarhos diye aninda flight responsunu secip dusmesine engel olmadigimiz yasli adami yuzumuze yuzumuze vuruyor, vicdan muhasebemize bir evrak da bu adam birakiyor.
Tum bu yasananlar aklima Force Majeure yi getiriyor; bir kayak merkezinde ailesiyle otururken cig dusuyor sanip esini ve cocugunu masada birakip bir anda kacan Tomas'i konu alan bir film. Filmin geri kalani da tamamen bu olay uzerinden devam ediyor, tipki bizim bu cumartesimiz gibi.
Olayi geriye sarip sarip tekrar anlatiyoruz. Sadece Caglayla ikimizin bildigi bir gizli kamera footage indan kendimizi izliyoruz, videoyu saniye saniye durdurup analiz edip tekrar oynatiyoruz. Gun sonunda neon isikli VICDAN yazisinin onunde selfie li poz verip evlere dagiliyoruz. Ama kafamizda hala ayni soru. BIZ KOTU BIREYLER MIYIZ?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder