27 Eylül 2019 Cuma

Muzekartla bedava girilebilen bir mekan: Caglanin evi

Hollandada sevdigim insanlarin hepsi tren mesafesinde yasadigi icin bir haftasonu yine ns.nl in cebine uc bes birseyler sikistiriyorum, - genc adamsin, lazim olur, bulunsun yaninda- diyorum. Hic ikiletmeden aliyor parayi. Daglari tepeleri asip Leiden'a variyorum. Dag mi? Tepe mi? Lafin gelisi caniimm.
Cagla da Amsterdam'dan daha cok patikalari takip ederek geliyor. Ogleden sonra Hollanda'da "verayibil degil, veriibil" referensini anlayabilecek 3 Bilkent Psikoloji mezunu genc bulusup Leiden sokaklarinda geziyor. Aksam Leiden'da, Merve'nin gezellig cati katinin yatili misafiriyiz. Sabah kahvaltidan sonra dukkan geze geze sehri turluyoruz. Rastgele bir dukkana giriyoruz. Cagla dukkanda kendi boyunda bir zurafayla goz goze geliyor; ilk goruste ask gibi birsey. Goz goze geldikten yaklasik 20-25 saniye sonra, ben kosedeki cantalara bakmakla mesgul iken, Cagla'yi zurafayi kiucaklamis bir sekilde kasa sirasinda berklerken goruyorum. Cok kisa bir zaman sonra zurafa Caglanin oluyor.
Bir haftasonuluk Leiden gezimizin ganimetleri; Sonradan bebek zurafaya ismini veren Ingiliz edebiyatinin yapi tasi sayilabilecek kitap Horsick, butun yanardaglara agency yukleyen Japon mitolojisi, ve elbette ki bebek zurafamiz.  

Bu almost real size bebek zurafayla sehir merkezinde yurumemiz zorlasiyor. Bebek zurafa bir attention magnet ine donusuyor. Biz de rotamizi istasyona dogru cevirmeye karar veriyoruz. Aramizdan once Cagla ayriliyor. Cagla ve zurafasi, yuruyen merdivene binip yukselirken ikisi de bize el salliyor. Sonradan ogreniyoruz ki trende Cagla zurafasini yan koltuguna oturtmus, rahatca bir yolculuk gecirmisler.

Ve gunun sonunda Caglanin evi bir art exhibitiona ev sahipligi yapmaya bir adim daha yaklasiyor.



uzerime kahve dokuldu, su sekil ofiste oturuyorum.
does this qualify as latte art?

20 Eylül 2019 Cuma

27 yasimda nasil metalci oldum

dikkat bu yazi biraz iron maiden icermektedir.

tasinmak yeni olasiliklara, yeni umutlara pencere acan bir eylem olmasiyla zorlu bir surece ragmen olumlu sonuclar vermektedir. iste size bir tasinma sonucunun olumsuz da bitebilecegini veya benim sonuc olarak gordugumun aslinda bir surec olusunu, okurun metalcilik gecmisi olup olmamasina bagli olarak da asil sonucun olumluluk veya olumsuzluk ekseninde okura birakilabilecegi bir belirsizligi anlatacagim.

bakiniz biz ofisleri tasiyali bir yil oluyor. 
tasininca yeni ofis arkadaslari dedik, daha ferah bir ofis ortami dedik, olumlu, konsantrasyon artirici, guzel dedik. laz ozan akyol da uy uy uiyyyy diyerek bu dusuncelerimize destek oldu. fakat bilinmeyen suydu ki, ofiste doktora hayatini surdurmekte olan arkadaslarimizdan bir tanesi 7 gun 25 saat hasta. mubarek sen kokorecci misin, pideci misin de 7 gun 25 saat bir surekliligin icerisindesin. 
bir insan bunyesini her gun hasta olarak nasil bu gunlere getirebilir? hastalik bir yana asil problem bu hastaligin yayilimini artirici faktorlerin de minimize edilmiyor olusu. bakiniz, agiz kapatmak, ortaliga aksirmamak mikroplarin havada suzulerek baskalarinin agzina koluna patojenlerin suzulerek konmasina ve sizin bir sonraki konak olarak belirlenmenizin onune gecen en onemli etmenlerden biridir. bazen bu oksurukler ve hapsiriklar kapali alanda tutulmadiginda (bakiniz pecete veya el yardimi ile)  atmosferin icine ve bu patojenlerin merkezine yakinligiyla da buyuk ihtimalle benim uzerime patojenlerin seyahatine sebep oluyor. artik bir yili suren bu zamanda alisamadigim aksiriklar yuzunden, ve seslerin surekli hastalik imgesi yaratmasindan, bari konsantrasyonumu engelleyici bu faktoru yok edeyim, uzerimde kasarli tost yemege gelmis patojen ailelerine tuvalet molasi olmayayim gibi dusunceleri kafamdan uzaklastirabileyim diyerek, bir cok muzik turu ile tanistim. yeri geldi bu rap oldu, yeri geldi psychedelic muzikler oldu, yeri geldi vapowave'e dusuldu. fakat kardesim headphone da getirmedigim gunlerde hicbir muzik etkisini gostermiyor, tiksirik seslerine sadece tempo oluyor. neticede bugun bir de metal deneyelim diyerek 13 yasindaki ergen c.c. coskusuyla minimal headbangler yaparak patojen sacilma seslerini bastirmayi basardim.. 
fakat ne oldu?  bir piyano resitali dinleme verimine ulasmak tabi ki mumkun olamadi. 

ve ben bu cuma uzerimde hayali siyah, iskeletli ve kurukafali grup tshirt'um, tshirtumun rengini asla tutmayan siyah pantolon ve siyah ayakkabim, hayali uzun saclarim, ve hayali simsiyah goz kalemimle asi ve hakli durusumla ofisi terk edecegim.