29 Kasım 2018 Perşembe


SORAN OLURSA EINDHOVEN'DA DOKTORA YAPIYORUM DERSIN

23 Kasım 2018 Cuma

daçların planlama ahlak(sızlığ)ı

2017'den yayınlamayı unuttuğum bir post ile karşınızdayım.

"
..burada daçlar ile ilgili en büyük inanışlardan biri, ajandasız gezmemeleri ve randevulaşmak istenildiğinde 3 hafta sonrasındaki 1 saatlik boşluklarına sizi itelemeleri üzerine kurulu.
iki senedir daçların çok meşgul olduklarını sanıyordum. bir yandan bu kadar planlamanın yapılmasını garipserken bir yandan da takdir ediyordum. sonuçta bir devlet büyüğü olmadan önündeki üç haftayı silme nasıl doldurabilirsin ki? muazzam bir yoğunluk. diyordum, helal olsun. karşımdaki gerçek batılı, kişisel gelişimine, sporuna, yemesine, içmesine, sevişmesine zaman ayırıyor. sonra üç hafta sonra o yoğunlukta bana bir saatlik boşluk bulabiliyor. imrenilecek bir yaşam. aynı üç haftada ben ise boş olduğumdan yedi sezonluk buffy the vampire slayer'a başlayıp, daç arkadaşımla buluşana kadar sarah michelle gellar'ın yaşlanmasına tanıklık ediyor ve tabi ki bütün bölümleri bitiriyordum.

o günlerin üzerinden iki yılı aşkın süre geçti. buffy the vampire slayer geri dönmedi ama sarah michelle gellar da ben de iki birim yaşlandık ve ben daha yeni, helal olsun dediğim batılının ahlaksızlığını öğrendim. meğer sen bu daçlar, ajandalarına haftalık takip ettikleri survivor ayarındaki televizyon programlarını, üşengeçliklerini, pinekliklerini not et, sonra gel "hmm önümüzdeki iki pazar meşgulüm" diyerek karşıdakine hem işinin, gücünün, ve sosyal hayatının olduğu sinyalini ver hem de bu pazarlamayla asosyalliğinin üstünü ört. ben de diyorum, para harcamamak için her öğlen aynı yavan sandviçi yiyen adam nasıl bu denli keyif yapabiliyor.




* bu arada yeni evime taşındıktan iki hafta sonra yanlışlıkla elçin'in eski evinin sokağına taşınmış olduğumu fark ettim. bu trend ile kendimi gelecekte arif döner şehri eindhoven'da bulacak mıydım?
birlikte göreceğiz.

.."


yıl 2018...
kendimi hiberne etmeye karar verdiğim haftasonları herkese doluyum diyorum.
gerçek asimilasyon gerçek entegrasyon işte budur.

20 Kasım 2018 Salı

mice spotted

günün en tat kaçıran görseline maruz kaldığımı sanarken bir gelişme daha yaşanıyor.
maillerimi kontrol ediyorum, bir yeni mail var. başlıkta MICE SPOTTED yazıyor.
içimden lütfen sandığım şey olmasın diyorum bir kez daha.
ilk cümleyi okuyorum..
5. katın ilk faresi bulundu (ektedir) yazıyor, içimden lütfen ekte sandığım şey olmasın diyorum. sonra sandığım şeyi biraz olsun geç görmek için mailin içeriğini okumaya devam ediyorum.

mail sahibi, haftasonu bıraktığınız pepernotenleri fareler afiyetle yedi, onların sinterklaas'ı kutlamasını biz de isteriz ancak onlara pepernoten vermek zorunda da değiliz diye sempatik bir sonla dokundurmasını yapıyor. eke geliyoruz.

mail görseliyle tat kaçıran bir selamlaşma yaşanıyor.


sanal olarak yaşanan bu tatsızlıktan sonra ertesi gün oluyor, ofise geliyorum.
ofis arkadaşım sabah masamda fare boku buldum diyor.



19 Kasım 2018 Pazartesi

isitsel ve gorsel olarak tatsiz bir ani

su almaya kattaki mutfaga yururken cit cit diye bir ses duyuyorum. koridorda onumde bir adam onune bakiyor, bir seyler yapiyor. allahim diyorum nolur sandigim sey olmasin.
bir daha o ses.. cit cit.

adam 40larinda bizim kattaki ofislerde akademisiyle makalesiyle ilgilenen bir bilim insani bundan kuskum yok. bir iki adim atiyorum. adam duruyor onune bakip cit cit sesine devam ediyor. adama yaklasinca emin oluyorum. arkadaslar... adam koridorda durmus tirnaklarini kesiyor ve yerde kesilmis tirnaklar var. adam yurumeye basliyor mutfaga giriyor. ben de o sirada keske dehidre kalsaydim da buna sahit olmasaydim diye dusunuyorum. mutfakta bizim disimizda iki kisi daha var. herkes akademi camiasinda yerini bulmus doktor diye hitap ettigimiz insanlar ve bu adamla selamlasiyorlar. adam bir kez daha onune odaklaniyor. ben adamin yanindan gecerken lutfen o sesi duymayayim sacima basima sabah sabah bir seyler sicramasin diyerek evrenle kalben bir iletisim icine giriyorum ve kosar adimlarla suyumu dolduruyorum. suyu doldururken ses bir daha geliyor kulaklarima... cit cit. sabah sabah tadim kaciyor ve adamdan olabildigince uzak olabilmek icin diger kapidan cikiyor, adamla arama duvarlari aliyor ve tirnaklarin uzerime sicrama tehlikesini atlattigima emin olarak uzaklasiyorum.

doktorasini igrenme uzerine yapan ve duzenli olarak kusmuk ve rezalet otesi tuvalet fotograflarina bakan biri olmama ragmen bu tat kaciran olay beynimde yerini ilk siralarda aliyor. bu hikayede bobreklerim kazaniyor, ben ise kaybediyorum.


5 Kasım 2018 Pazartesi

1 değil, 3 değil, 4 değil 5 değil TAM 2 kart...

Bugün önemli bir gün.
Bu önemli bir post..


 İlk defa bu post ile blogumuzu interaktif bir hâle getiriyoruz. Evet doğru tahmin ettiniz, sizin sayenizde bunu beraber başaracağız. Biliyorsunuz ki blogumuzu bu günlere tek başımıza getirmedik, sizler gibi binlerce hevesli takipçimiz olmasa belki de ikinci postta bu blogu kapatma kararı alırdık.. Hepinizi çok seviyoruz. İşte bu yüzden bu postu sonuna kadar okuyan takipçilerimize bir sürprizimiz var.

Tebrikler. Post'un sonuna geldiniz, sürprizimizi açıklıyoruz: sizler için buluşup ikimiz de birer tane totalde TAM 2 (iki) adet suluboya kartpostal yaptık ve bir çekilişle bu kartpostalları size atacağız.  Yapmanız gerekenler ise çok basit:


1. Şimdiye kadar en sevdiğiniz postmuzu belirtin.
2. Aşağıdaki suluboya çalışmalarından hangisinin hangimize ait olduğunu bu postun altına yorum olarak yazın.

 Görüşmek dileğiyle..
Bol şans......

ÖNEMLİ NOT: Kampanyaya dair aklınızda soru işareti kaldıysa bize tebessumsehriuilenstede@gmail.com hesabımızdan ulaşabilirsiniz.

ÖNEMLİ NOT 2: Polen hediyemiz yoktur.