![]() |
| Eger onceki hayatimda bir gofretmissem muhtemelen visneliydim. |
Sosyal psikolog olmak üzere kendilerini Amsterdam'da bulmuş iki kadının maceracıkları
29 Aralık 2016 Perşembe
GOFRETLER REENKARNASYONA INANIR MI?
Turkcemin bozuldugunu soyleyenler var. Fakat Amsterdamda gecirdigim sure zarfinda ingilizcemin de pek gelistigini gozlemlemiyorum. Ustelik 4 yildir Dutch icin de bir arpa boyu yol anca gidebildim. Bu durumum analizini yaptigimda cok carpici bir ihtimalle karsilasiyorum; galiba onceki hayatimda ben hosbes gofrettim.
13 Aralık 2016 Salı
Murphy Yasalari Gercekten de Varmis
Gelin size climax i olmayan, eski sevgiliyle talihsiz karsilasma animdan bahsedeyim.
Is icin Utrecht e gitmem gerekiyordu ve dolayisiyla da her zamankinden biraz daha erken kalkmam lazimdi; fakat hava 10 da aydinlanmaya basladigi icin erken uyanmak bir zulüm. Tabii haliyle uyuyakaldim. Gec kaldigim icin evden apar topar, dus bile alamadan, makyaj bile yapmadan ciktim. Tum gun eye tracking de data topladim ve cok yogun oldugum icin nerdeyse hicbirsey yemeye firsatim olmadi. Istasyona giderken aklimda bir an once eve donmek ve yemek yemek vardi. Fakat kilpayi treni kacirdim. Saga sola bakindim, dedim ne yerim? Dedim bir durum doner alirim. Fakat bi baktim hemen yaninda Burger King! Tum gun cognitive load calistiktan sonra, depleted oldugumun asiri bilincinde, kendi kendimi justify ederek yavastan burger king e yoneldim, large annem dedim, cheese? dedi, koy koy dedim. Icecek dedi? Kola icemiyorum Sprite olsun dedim.
Kenarda bir yere oturdum; cok fena acim. Atkimi montumu bile cikarmadan patatesleri ranch sosa bandirip bandirip goturuyorum. Tam bir tane daha goturuyordum ki nerdeyse bir yildir gormedigim eski sevgiliyi karsimda dikilmis bana Elcin? derken gordum. Ayrildiktan beri nerdeyse hic gormedigim eski sevgiliyi gormenin saskinligi ayri, agzimda yuzumde ranch sos var mi diye caktirmadan onu kontrol etmenin telasi ayri, tipim sacim filan zaten korkunc! Cocuk dibime kadar gelmis, e haliyle ben de hi dedim, ne deseydim. Sonra ayak ustu baya konustuk filan. Ben bir yandan hamburgerimi yemeye devam ediyorum cunku acim. Ama bir yandan da dusunuyorum; ask ne garip sey, ayni insan asikken gozune bambaska, degilken ne kadar da siradan. Ote yandan da bi anda en yakin arkadasin gibi, en nihayetinde seni en yakindan taniyan bikac insandan biri.
Neyse sonra o gitti. Ben de yemegimi bitirip biraz kitapcida oyalandim. Dutch listesinde cok satanlarda kapaginda Tayyip olan kitabi inceledim. Sonra trenime binip Haruki Murakami okumaya kaldigim yerden devam edip evime geldim. Aksamina yine geleneksel Troost a gidip bardak calmali mini bir rituelimiz vardi ama detaylara girmeyecegim. Sevgiler.
Is icin Utrecht e gitmem gerekiyordu ve dolayisiyla da her zamankinden biraz daha erken kalkmam lazimdi; fakat hava 10 da aydinlanmaya basladigi icin erken uyanmak bir zulüm. Tabii haliyle uyuyakaldim. Gec kaldigim icin evden apar topar, dus bile alamadan, makyaj bile yapmadan ciktim. Tum gun eye tracking de data topladim ve cok yogun oldugum icin nerdeyse hicbirsey yemeye firsatim olmadi. Istasyona giderken aklimda bir an once eve donmek ve yemek yemek vardi. Fakat kilpayi treni kacirdim. Saga sola bakindim, dedim ne yerim? Dedim bir durum doner alirim. Fakat bi baktim hemen yaninda Burger King! Tum gun cognitive load calistiktan sonra, depleted oldugumun asiri bilincinde, kendi kendimi justify ederek yavastan burger king e yoneldim, large annem dedim, cheese? dedi, koy koy dedim. Icecek dedi? Kola icemiyorum Sprite olsun dedim.
Kenarda bir yere oturdum; cok fena acim. Atkimi montumu bile cikarmadan patatesleri ranch sosa bandirip bandirip goturuyorum. Tam bir tane daha goturuyordum ki nerdeyse bir yildir gormedigim eski sevgiliyi karsimda dikilmis bana Elcin? derken gordum. Ayrildiktan beri nerdeyse hic gormedigim eski sevgiliyi gormenin saskinligi ayri, agzimda yuzumde ranch sos var mi diye caktirmadan onu kontrol etmenin telasi ayri, tipim sacim filan zaten korkunc! Cocuk dibime kadar gelmis, e haliyle ben de hi dedim, ne deseydim. Sonra ayak ustu baya konustuk filan. Ben bir yandan hamburgerimi yemeye devam ediyorum cunku acim. Ama bir yandan da dusunuyorum; ask ne garip sey, ayni insan asikken gozune bambaska, degilken ne kadar da siradan. Ote yandan da bi anda en yakin arkadasin gibi, en nihayetinde seni en yakindan taniyan bikac insandan biri.
Neyse sonra o gitti. Ben de yemegimi bitirip biraz kitapcida oyalandim. Dutch listesinde cok satanlarda kapaginda Tayyip olan kitabi inceledim. Sonra trenime binip Haruki Murakami okumaya kaldigim yerden devam edip evime geldim. Aksamina yine geleneksel Troost a gidip bardak calmali mini bir rituelimiz vardi ama detaylara girmeyecegim. Sevgiler.
![]() |
| iste tam olarak boyle yakalandim. |
6 Aralık 2016 Salı
Maastricht ten Maastricht e Giden Trene Bindim. True Story.
Size bir Elcin Hanci anisi anlatayim. Gecen haftasonu biricik arkadaslarimi gormeye Maastricht e gitmistim. Donmeden bir gece once Stranger Things in butun sezonunu izlemis ve paralel evren geyikleri yapmistik. Pazar günü Maastricht ten trene bindim. Yeni evime hic tren degistirmeden gidebiliyorum; dolayisiyla montumu cikardim, kulakliklarim kulagimda, kitabimi okuyorum. Trenin geri kalaniyla pek bi iletisimim yok.
Utrecht e yaklasmis olabilecegimizi dusunerek 2 saat sonraki durakta camdan disari baktim. O DA NE? MAASTRICHT TEYIM!! Inanilir gibi degildi arkadaslar, 2 saat trende gittim, hep ayni yonde gittigimize yemin edebilirim, fakat 2 saat sonra yine ayni yerdeydim. Aklima ilk gelen sey, hala dizinin etkisinde oldugum icin, Upside Down Maastricht e gelmis olabilecegimdi. Fakat etraf yeterince sümüklü degildi. NELER OLUYORDU? Sonradan insanlara sorarak ogrendim ki meger bi yerlerde construction varmis ve ben haric herkes o durakta inmis ve tren de geri Maastricht e gelmis. Yasli adam inerken bana birseyler soylemisti ama genelde o konusmalar small talk cumleleri oldugu icin anliyormus gibi yapip gulumsuyorum; yine oyle yapmistim. Aslinda adam beni uyariyormus, sonradan anladim.
Maastricht te biraz bekleyip yine ayni trene bindim ve construction hala devam ettigi icin milyonlarca aktarma yaparak evime varabildim. Fakat bu yolculugun benim icin esas highlight i Faruk un bana yolluk olarak verdigi ispanakli borekti, o olmasa adini bile duymadigim minik sehirlerde ac ve üsümüs olarak tren bekliyor olacaktim; neyse ki sadece üsümüs olarak bekledim.
p.s. Su an bu postu Geldermalsan da, ofiste christmas sarkilari dinleyerek yaziyorum. Her ne kadar buraya gelmek icin adeta gece yolculuk ediyor olsam da degiyor. Icimde baloncuklar ucusuyor. Eve gitmeme cok az kaldi. Cok huzurluyum; karsima cikmayin yoksa sizi pastanelik yaparim!!
Utrecht e yaklasmis olabilecegimizi dusunerek 2 saat sonraki durakta camdan disari baktim. O DA NE? MAASTRICHT TEYIM!! Inanilir gibi degildi arkadaslar, 2 saat trende gittim, hep ayni yonde gittigimize yemin edebilirim, fakat 2 saat sonra yine ayni yerdeydim. Aklima ilk gelen sey, hala dizinin etkisinde oldugum icin, Upside Down Maastricht e gelmis olabilecegimdi. Fakat etraf yeterince sümüklü degildi. NELER OLUYORDU? Sonradan insanlara sorarak ogrendim ki meger bi yerlerde construction varmis ve ben haric herkes o durakta inmis ve tren de geri Maastricht e gelmis. Yasli adam inerken bana birseyler soylemisti ama genelde o konusmalar small talk cumleleri oldugu icin anliyormus gibi yapip gulumsuyorum; yine oyle yapmistim. Aslinda adam beni uyariyormus, sonradan anladim.
Maastricht te biraz bekleyip yine ayni trene bindim ve construction hala devam ettigi icin milyonlarca aktarma yaparak evime varabildim. Fakat bu yolculugun benim icin esas highlight i Faruk un bana yolluk olarak verdigi ispanakli borekti, o olmasa adini bile duymadigim minik sehirlerde ac ve üsümüs olarak tren bekliyor olacaktim; neyse ki sadece üsümüs olarak bekledim.
p.s. Su an bu postu Geldermalsan da, ofiste christmas sarkilari dinleyerek yaziyorum. Her ne kadar buraya gelmek icin adeta gece yolculuk ediyor olsam da degiyor. Icimde baloncuklar ucusuyor. Eve gitmeme cok az kaldi. Cok huzurluyum; karsima cikmayin yoksa sizi pastanelik yaparim!!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

