Güzide Uilenstede deki odamin kontratinin bitmesine 2 hafta kaldi. Ve benim hala ayarlanmis bir odam yok. Amsterdam da yazin oda arama sureci KORKUNC. Bir de issizseniz olaylar daha dramatik bir hal alabiliyor. Kimse issize oda vermiyor:( Bir de tabi söyle muhabbetler yasanabiliyor:
-Hi, I am calling for the room you posted recently.
- Oo you are the girl from Turkey?
-Yes.
-It is okay, no problem.
Peki bir cilginlik yapip odanizi bir Türkten kiralamaya yeltendiniz diyelim. O zaman ne oluyor? Daha ilk mesajda 'CANIM' diye hitap edilmesinden dev bir hata yaptigini anliyorsun. Anliyorsun fakat muhabbeti laps diye de kesemezsin. Neyse, sartlarini soyluyorsun, sonra sana soyle bir cevap geliyor:
Hazirsaniz yazimi bir sosyal mesajla bitirecegim: Su hayatta herkes birilerine Afrikali, YOK YANLIS ANLAMAYIN AYRIM YAPMAM NORMALDE YALNIZCA ONLARIN YEMEK KOKULARI SEY OLUYO DA ONDAN OYLE SEYETTIM.
Sosyal psikolog olmak üzere kendilerini Amsterdam'da bulmuş iki kadının maceracıkları
30 Temmuz 2016 Cumartesi
11 Temmuz 2016 Pazartesi
Su ana kadar olan yasamimin en buyuk gosterip de vermeme durumunu yasadim. Insan ayni gun icinde sabahtan Lisbonda, ogleden sonra Istanbulda, aksama da Amsterdam da evlere bakar mi? Insan hangi yasama hayal kuracagini sasiriyor. BU DA KAFA AMA. Ah be hayat! Benim icin ne hazirliyosun bilmiyorum ama bu kadar dolastirdigina gore guzel birseyler hazirlasan iyi olur yoksa cok ayip edersin.
Neyse ben tezime donuyorum. Bugunu de sayarsam son 5.
Neyse ben tezime donuyorum. Bugunu de sayarsam son 5.
6 Temmuz 2016 Çarşamba
ACI YOK DAYAN ROCKY!
Bu zorlu surecte son 10 a girmis bulunmaktayim. Thesis defense imden de alnimin akiyla ciktim. Zaten bosanmis ciftlerin cocuklari ile alakali sunumdan sonra benimki insanlari biraz ambele etti, gozlerinden okudum herkesin. SoMi yle , SVO yla kafalari bozmus insanlara iki fMRI amygala dedim hemen advanced bir sey yapiyormusum havasi oldu ortamda. Ah dostlar, ocaktan beri ici beni yakar disi sizi, diyemedim. Surda 3 hafta onceye kadar elimde data bile yoktu, diyemedim. Adeta hersey tikirinda gitmiscesine eller cepte sakali komikli bir sunum yaptim. Ve en guzeli de benim minikkafam beni dinlemeye geldi. Ya bu beni nasi mutlu etti anlatamam. Simdi analiz yapip bikac sayfa yazmak haric baska birsey kalmadi! Dayan Raki!! Aci yok! 6 ay dayandin 10 gun mu dayanamicaksin! Hem belki burdan bambaska bi yerlere gidersin surdan mezun olduktan sonra, belli mi olur? Koca kafana bakmadan sorf filan ogrenirsin, ne bileyim! En nihayetinde ebru kursuna gitmis, mizika ogrenmek icin ders almis insansin. Random lik bizim isimiz!
Ya bi de bakiyorum hepiniz tatillerde orda burda. Kimse demiyor ki Elcin tezini bitirsin de oyle gidelim simdi kiza ayip olur. Ah ulen! Su tez bi bitsin, AGLATICAM O INSTAGRAMI. Saka. Ama nerde iyi dj varsa, o tekno senin, bu house benim burdan tasinana kadar aksamlari gidip sabahlari donucem eve. Cuzdanimda alka seltzer tasicam. Neyse, simdi bu yaziyi post edeyim de biraz dopamine release pattern tablosu yapayim Coffee&Cocounts da. Zaten tezimin ilk sayfasinda buraya tesekkur edicem, su tez asamasinda annem babamdan sonra ustumde en cok emegi gecen sey burasi adeta.
bayram yazısı
bu bayramda (5 Temmuz'a denk geldiğini farzettiğimiz gün) Amsterdam'daydım. Amstelveen de diyebiliriz tam Amsterdam içi olmuyor ama Amsterdam desem de kim bilecek. Zaten Hollanda'yı toplasan bir Kayseri falan ediyor (bunu salladım ama muhtemelen doğru). Her neyse, bayramda herkes "ne kadar bayram ziyaretlerinin sıkıcılığından bunaldık aman yarabbi onu da aradım bunu da aradım yeter beeee" derken, veya denizlerden kumlu güneşli bikinili paylaşımlar yaparken, ben camsız (bu sefer lab değil) bir amfideydim. Üst dönem tez sunumlarını dinler gibi yapıp bir yandan da makale düzeltiyordum. İnsanın iç sıkkınlığını sadece "aman da ne kadar aile sıcaklığı, aileli aileli ortamlar, ders yapmayacak kadar boş olmak sıkılacak kadar ders yapmıyor olmak ve boş oturmak söylemleri, denizli tatillerimize bakıncılıklar ve eğlenmenin dibine nasıl da vuruyoruzculuklar" artırabilirdi.
kıskanmak değil belki ama birşeylerin kutlamaları falan bazı durumlarda bazı insanlara dokunabiliyor galiba, bunu hissettirdi biraz. benzer şeyleri anneler ve babalar gününde de düşünüyorum. o yüzden genel bir düşünsellik durumu.
her neyse, iç sıkkınlığım karşısındaki tek avuntum, koca koca insanların "BİZ DE DELİYİZ HE BİZİ DE TEDAVİ EDEBİLCEN Mİ ŞİMDİ .D:D:D:D:D:" sorularına, sosyal psikolojinin nolduğunu ve aslında evrimle uğraştığımı anlatırken, gülümsemelerin yavaş yavaş tebessüme, ordan da nötr bir "poker face"e dönüşmesini izlememiş olmak.
bu arada, yeni mezun çok az şey bilen psikologların taşaklı klinikçiler olmuş gibi yazılar yazmaları :(:((:(
bu dramdır.
kıskanmak değil belki ama birşeylerin kutlamaları falan bazı durumlarda bazı insanlara dokunabiliyor galiba, bunu hissettirdi biraz. benzer şeyleri anneler ve babalar gününde de düşünüyorum. o yüzden genel bir düşünsellik durumu.
her neyse, iç sıkkınlığım karşısındaki tek avuntum, koca koca insanların "BİZ DE DELİYİZ HE BİZİ DE TEDAVİ EDEBİLCEN Mİ ŞİMDİ .D:D:D:D:D:" sorularına, sosyal psikolojinin nolduğunu ve aslında evrimle uğraştığımı anlatırken, gülümsemelerin yavaş yavaş tebessüme, ordan da nötr bir "poker face"e dönüşmesini izlememiş olmak.
bu arada, yeni mezun çok az şey bilen psikologların taşaklı klinikçiler olmuş gibi yazılar yazmaları :(:((:(
bu dramdır.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


