11 Mayıs 2016 Çarşamba

Simdi size Uienstede ile hicbir ilgisi olmayan bir animdan bahsedecegim.

Gecenlerde ailemi gormeye Izmir e gittim. Orda oldugum zaman icinde de kendi sim kartimi kaybettigim icin annemin telefonunu kullaniyordum. Gerek kocaman kirmizi kilifi, gerekse kizlarinin fotografini koydugu ekran resmiyle tam bir anne telefonu. Neyse. Simgeyle suslenmis puslenmis ve havali bir sekilde Izmir in en hipster mekanlarindan olan gazozcu Munire ye gittik. Gazozlarimizi huplettikten sonra ben tuvalette rujumu tazeliyorken, Simge de hesabi odemeye kalkmisti.

Iste ne olduysa o ara oldu. Mekanin sahibi bizim masanin yaninda durmus, saskinlikla sesleniyordu, bu canta ezan okuyor. BEN SOK. SIMGE SOK. Gercekten de biri cantamin icinde yaldir yaldir ezan okuyordu. Durumu anlamamiz cok uzun surmedi, annem yeni indirdigi ezan saatleri uygulamasinda yanlislikla ezan okumayi da secmis. Ben cantam kucagimda, bir yandan kahkahalar atarken, bir yandan da ezani kapatmaya calisiyorum. Bunu yaparken de alarm gibi ya kapatamassam da ertelersem diye endiseleniyorum. Kafenin icindeki insanlardan merakli bakislar, herkes bir aciklama bekliyor. Ben hic orali degilim. Simge yetisiyor imdada, biz de inananlar insanlariz canim, diyor. Cehapeli laik teyzenin oglu oldugu cok belli adam, tabig canim biz herkese saygi gosteriyoruz, diyor. Bu sirada adamin arkasinda duvara asilmis Ataturk un genclige hitabesini goruyorum. O sirada yan masadaki adam muhabbete katiliyor, canta da disardan cok liberal gorunuyor fakat ici baya konservatif.

Sahibiyle tanisip muhabbet ederek girdigimiz mekana, rujumu saskinliktan tuvalette unutmus bir sekilde, Simgeyle kol kola ve kikirdeyerek uzaklasiyoruz.

iste hikayede gecen liberal canta. 





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder