27 Mart 2016 Pazar

oo abi amsterdam mı eke eke eke

İnsanlar sanıyorlar ki Amsterdam'a okumaya gelince insan red light'ta her gün sevişiyor, kız kesiyor, peep showlardan çıkıp bdsm live showlarına giriyor. Biz burada Uilenstede'deki odalarımızdan popomuzu kaldırıp dışarı çıkamıyoruz. Bir adet kabağın fiyatı ne kadar biliyor musunuz tam .70 euro. Yani iki kabaklı yemek yapmaya kalksan sadece kabağa 4.48 TL ödüyosun. Kabak yav. Neyse. Türkiye'den gelişlerimizle kurduğumuz minik Türk kilerlerimiz var ve getirdiğimiz analı-kızlılar, yayla çorbaları bitiyor diye markete gidip ezogelinle kompanse ediyoruz. Spor salonunda kayısı kemiriyoruz. Kafam bir gün sadece alkolle iyi olsa ertesi gün tam 24 pomodoro kadar uyurum. O 24 pomodoro ne kadar önemli bilir misiniz? Bilmezsiniz. Burada hayat sanıldığı gibi partilerle geçmiyor arkadaşlar.


Ot da legal değil. Tollöröröörö.

19 Mart 2016 Cumartesi

Domates Biber Patlican


Bilgisayarin basina paper yazmak icin oturdugunuz halde yazi yazmaya bir turlu baslayamiyor musunuz? Iki makale okumayi amacladiginiz bir saatte kendinizi Johannesburg da is ilanlarina bakarken mi buluyorsunuz? O halde size yardimci olabilecek bir onerim var. POMODORO! Evet, domates!
Pomodoro, 80 lerde Francesco Cirillo isimli bir Italyan tarafindan gelistirilen, verimliligi artirmayi amaclayan bir teknik. Adini bu domates seklindeki kronometreden aliyor. Teknik aslinda cok basit, 25 dakika calis ve 5 dakika dinlen. Her bir 25 dakika bir pomodoro oluyor. Sizin yapmaniz gereken, yapacaginiz ise baslamadan once kac pomodoroda isinizi bitirebileceginizi planlamak ve yaptiginiz plana sadik kalmaya calisarak pomodorolamak (evet, artik pomodoro yu hem fiil, hem zarf, yeri geldiginde sifat olarak bile kullaniyoruz). 25 dakika ilk basta kisa gibi goruneblilir, fakat gercekten odaklandiginizda (ki 25 dakikalik bir pomodoro bunu gerektirir) aslinda ne kadar uzun oldugunu fark ediyorsunuz.
Bilgisayariniza veya telefonunuza aplikasyonunu indirebilirsiniz. Bu sayede 25 dakika doldugunda ziril ziril oten alarm sesiyle kendinizden gecebilir, vay arkadas ne odaklanmisim zamanin nasil gectigini hic anlamamisim heee diyen ic sesinizle kendinizi sasirtabilirsiniz.


Merak edenler, kaciranlar ve yeniden izlemek isteyenler suraya.


11 Mart 2016 Cuma

Part- time garsonluk icin is basvurusu yaparken basiniza gelebilecek en guzel senaryolardan biri de CV nizi yollarken  yanlislikla Ph.D. basvurusu icin hazirlamis oldugunuz, lisans ve yuksek lisans transkriptli CV nizi yollamaktir. Bu sayede isverene kendinizle alakali onun zerre kadar onemsemedigi detaylari verebilir, bu is icin dogru insan oldugunuza dair karsi tarafi ikna edebilirsiniz. En nihayetinde SPSS bilmeyen garson mu olur?

Oysa ki bir aylik cilgin Simit Sarayi deneyimimden sonra sansimin yuksek oldugunu bile dusunmustum.
Oysa ki bir aylik cilgin Simit Sarayi deneyimimden sonra sansimin yuksek oldugunu bile dusunmustum. 

6 Mart 2016 Pazar

'Hollanda Sosyal Dayanisma Agi' sayfasinda birbirimizle dayanisirken.



Karar Yuce Halkimizin

Solda gormus oldugunuz kek, her ne kadar goruntusuyle istah kabartiyor olsa da, tadinin cikolatali kekten cok peynirli borege benzemesinden dolayi kek kriterlerine pek uymuyor. Saniyorum bunda keki yaparken seker koymayi unutmanin da etkisi var.
Sagdaki kek ise iri kiyilmis cevizleri ve agza atildiginda pupilleri costuran cikolata tadina ragmen, resimde goruldugu uzere, yarisina kadar olan yaniklariyla üzüyor. Oyle ki, apartman girisine kadar tasan davetkar yanik kokularini takip ederek evi bulmak mümkün.







Hayatimizin, borcamin kutusu acilmayan bir dügün hediyesi degil, bir ihtiyac oldugu zamanlarindayiz.








4 Mart 2016 Cuma

Uilenstede'deki 8. ayımda meyve sinekleriyle mücadeleye başladım. Evi meyve sineklerinin bastığını seziyordum fakat durumun vahametini, çöpleri normalde hiç çıkarmayan ev arkadaşım çöpleri çıkarınca anladım. Bu mücadelemi sürdürebilmek adına böcek spreyi almaya Amsterdam ayazına çıkmıştım ve döndüğümde ev arkadaşım aylardır temizlenmeyen mutfağı temizlemeye başlamıştı. Neyse, tabaklara çanaklara bişey olmasın diye üzerlerine bi çöp poşeti kapattım ve mutfağı ilaçlayıp kapıyı kapattım. Ev arkadaşımla 10-15 dakika sonra ölmüşler mi diye baktığımızda ev arkadaşım henüz hepsinin ölmediğini söyleyip eline spreyi aldı ve gördüğü sineklerin üzerine PISSSS PISSSSSSS diye sıkmaya başladı. Ne olduğunu anlayamadan duvarlar ve dolap kapakları ilaçlanmıştı. YA NAPIYON GEREK YOK O KADAR NAPTIN dedim. Sonra kız merak etme hespini öldürcem dedi. Ben de onları öldürcen diye biz ölmeyelim gerek yok şu kapı altlarına sıkalım sonra sen bi havalandır ben okula gidiyorum diyip çıktım. Kendisi dün dışarıya çöp koyup kapıyı açıp meyve sinekleri evden oraya intikal etsin diye bir düzenek (ingiliz üst kat komşuma gelip LA HAYIRDIR İNŞALLAH ÖLMEDİNİZ 3 SAATTİR AÇIK KAPI MAL MISINIZ diye sorduran düzenek) hazırlamış fakat sonrasında çöpü tabi ki atmamıştı. Neyse ben bunu da atıyorum sen de evdeki çöpü çıkar dedim çıktım.

Şimdi akıllarda bir soru var. Eve döndüğümde tabaktan çanağa, fırınımdan buzdolabının üstüne kadar herşey spreylenmiş olacak mı? Sanırım bunu öğrenmenin tek yolu var.. Haftaya hala yaşıyor olursam, sıkmamıştır.


https://i.ytimg.com/vi/jq9rfe5EbJo/hqdefault.jpg
Ev arkadaşım (temsili)
"KANKA DUR ÖYLE KAL HİÇ KIPIRDAMA AĞZININ ÜSTÜNE KONMUŞ, SIKIYOM BAK DUR"

1 Mart 2016 Salı

climax'i olmayan klasik bir çağla anısı

Bugün araştırma metodları dersime gidip, ders başında okuduğumuz makalelerden yapılan quize girmeden önce sınıftaki konuşmayı dinledim. Daçların efficiencyde bir dünya markası olduğunun sembolü arkadaşım "makaleleri okumaya sabah 8'de başladım, 11'de de bitirdim" dedi. Ben ise o saatlerde bir önceki gün daha uzun vaktimi almış olan makalelerden henüz tek bir makalenin tekrarını yapıyordum, ÇÜNKÜ EFFICIENT DEĞİLDİM. Ve çıkabilecek muhtemel garip sorulara hazırlıklı olmak istiyordum. Her neyse, ben dedim iyi ben tekrar da yaptım iyiyim.

Akademi ve sosyal psikoloji deyince insan müthiş analizler kasılıyor, acayip teoriler hakkında muhteşem tartışmalar yaşanıyor sanır. Ve de yurtdışında itibarı olan bir okulda quizlerin de bilgiyi güzel bir şekilde ölçeceğini tahmin eder. Oysa ki bugünkü quizde; "okuduğunuz makalede bahsi geçen araştırmacıya nasıl saldırmışlardır?" sorusunu gördüğümde dedim ki, yav. ben orasına dikkat etmemiştim. dur bir de şu cevap şıklarına bakayım belki hatırlarım diye içimden geçirip şıkları okudum:
Wilson Bey (temsili)


a- gözlüklerini alıp kırmışlardır
b-yüzüne yumruk atmışlardır
c-suratına domates atmışlardır
d-kafasına su dökmüşlerdir
e-ayağına bowling topu düşürmüşlerdir


eleyerek gittim fakat olduramadım. makaleleri iki kere okumuş olmama rağmen Wilson beyin kafasına su döktüklerini nereden bilebilirdim ki?



akademi bu değil. olmamalı.